İnönü Üniversitesi Artık Bir Siyasi Partinin Üniversitesi Değil
Çelik, “Çünkü Türkiye’de Ziraat Fakültesi enflasyonu var. İş bulmada sıkıntı çekiyorlar. O zaman biz Malatya’da sebze ve meyve ağırlıklı bir yüksekokula ihtiyacımız var. Ülkenin ara insana ihtiyacı var. Battalgazi’de bulunan Ziraat Lisesi’ni üniversiteye dahil etmek için büyük bir çaba sarf ediyorum. Orası sebzecilik ve meyvecilik ağırlıklı bir okul olacak. Yine en büyük yapacağımız şey burayı aldığımızda kayısı araştırma enstitüsü kuracağız. Aynen akademik bir fakülte gibi olacak” dedi.
Kayısının değişik konularıyla ilgilenen bilim adamlarını burada tutacaklarını söyleyen Rektör Çelik, Hilton Otelleri Gurubunun geçtiğimiz günlerde Malatya’ya gelerek İnönü Üniversitesi’ne otel yapmayı düşündüklerini söyledi. Çelik, “Üzülerek söylüyorum geçtiğimiz sene Dünya Kayısı Kongresine yıllık 10-15 bin kayısı üreten Ermenistan ev sahipliği yapıyor. Niye İnönü Üniversitesi, Malatya ev sahipliği yapmasın, niye söz sahibi olan insanlar burada olmasın. Geçtiğimiz günlerde Hilton Oteller gurubu temsilcileri geldiler. Üniversite içerisinde bir otel yapmak istiyorlar. Bunlar oldukça önemli” şeklinde bilgiler verdi.
Üniversitelerin siyasetçinin, siyasetçilerinde üniversitelerin işine karışmaması gerektiğini vurgulayan Çelik, “Bende Malatyalı olarak İnönü Üniversitesi’ni olması gereken yere getirmek için gayret sarf ediyorum. Bu noktada beni kendinizin bir parçası bilin. Üniversitelerin asli görevi ülkenin ihtiyacı olan bilimi, teknolojiyi üretmek. Ülkenin ihtiyacı olan kaliteli adam yetiştirmek. Üniversitelerin ideolojisi olmaz. İnsanların ideolojileri olabilir, öğretim görevlilerinin olabilir. Elbette vatandaş olanak her birimizin bütünlüğü noktasında cumhuriyetimiz noktasında duyarlılıklarımız vardır. Bu vatandaşlık görevimiz. Ancak herkes işini en iyi şekilde yaparak, ülkesine hizmet edecektir. Üniversite siyasetçinin işini, siyasetçiler tutup üniversitenin işine karışırsa, özel kurumlar devletin, devlet özel kurumların işini yapmaya kalkışırsa ülkenin ileriye gitmesi mümkün olmaz. Yanlış olur. Bugüne kadar Türkiye’de maalesef kurumlar hep birbirimizin ayağına dolandık. İleri gitmemek için ne lazımsa bütün yanlışlıkları yaptık, kullandık. Bizim artık böyle yanlış yapmaya, düzgün olamayan işler yapmaya ne fırsat vermemiz ne de bu tip yanılgıların içerisine düşmememiz gerekiyor. Onun içinde 15 aydır bu üniversitenin yöneticiliğini yapıyorum. Uzaktan takip ediyorsunuz. Hastanede olmayan birimleri oluşturuyoruz. Bugün diş hekimliğimizin üniteleri yüklendi. Bölge insanının ihtiyaçlarını karşılamak için diş hekimliği fakültemizi hizmete sokacağız. Üniversite de geçtiğimiz dönem 12 yeni program açtık. Bölgenin ve ilimizin ihtiyacı olan programlar. Mühendislik fakültesinin inşaat mühendisliği bölümü yoktu açtık. Bilgisayar mühendisliği bölümü, spor yüksekokulu, yabancı diller yüksekokulu açtık. Önümüzdeki sene Malatya üniversitesi binlerce yeni öğrenci kazanacak. Binlerce öğrencinin gelmesi Malatya ekonomisine bir katkıdır. Bu yıl öğrenci sayımızı 17 bin 500’den 24 binlere kavuştu. Bunların Malatya ekonomisine katkısı 65 milyon TL. Hep kayısı diyoruz. Kayısı olduğu zaman yüzümüzü güldürüyor, olmadığı zaman bir şey yapamıyoruz. Ancak bir üniversite kendini geliştirdikçe mesela Teknokent kurma işlemini bitirdik. Önümüzdeki sene binalarını yapacağız. Üniversiteden, sanayicilerden müteşebbisler gelecek. Geçtiğimiz günlerde Hilton Oteller gurubu temsilcileri geldiler. Üniversite içerisinde bir otel yapmak istiyorlar. Bunlar oldukça önemli. Hastanemizi geliştirdikçe bulunduğumuz coğrafyanın insanlarına sağlık hizmeti verme çabalarımız daha da hız kazanacak. Yani hedefimiz bölgemizdeki diğer ülkelerden sağlık turizmi aracılığıyla hasta getirmek. Malatya’ya hizmeti ben böyle görüyorum. Kurumsallaşması lazım. Kim gelirse gelsin belirli prensipleri olması lazım. Bu yılları Malatya İnönü Üniversitesi için atak yılları olarak görüyorum. Bunu yaparken, sadece ben değil, üniversitede duyarlı bulunan arkadaşlarımızla böyle bir çaba içerisindeyiz. Ancak şunu kesinlikle söylüyorum; İnönü Üniversitesi artık bir siyasi partinin, örgütün şunun bunun üniversitesi değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin, bütün milletin üniversitesidir. Bu üniversitede her düşünceden insan olacaktır. Ancak beyninden dolayı ülkesine yaptığı katkıdan dolayı olacaktır. Bundan sonra artık hiç kimsenin üniversiteyi alıp da bir taraflara çekmeye gücü yetmeyecektir. Buna da izin vermeyeceğiz. Buraya katkı verecek insanları buraya alacağız. Türkiye’de en hızlı şekilde üniversiteye öğretim üyesi alan bir üniversiteyiz. Üniversitede göreve başladığım zaman 420 öğretim görevlisi vardı, şuanda bu sayı 500. 58 öğretim görevlisine daha kadro verdik. Bunların büyük ekseriyeti geçmişte hak gaspına uğramış, hakkı iade edilmemiş, verilmemiş arkadaşlarımızdı. Kadro verdiğimiz arkadaşlarımızın yüzde 80’ı bu bölgenin çocukları. Yıllardır buraya hizmet eden doçentliğini, profesörlüğünü almış ancak kadro verilmeyen insanlardır. Bundan sonra daha seçkin olacağız. Hatır gönül için, şu düşünceden, bilmem bu partinin yakını diye adam almayacağız. Malatya’nın ve bölge insanının ihtiyacı olan adamları alacağız. Tıpta da, mühendislikte de, diğer bölümlerde de bu böyle olacak. Üniversiteyi ayağa kaldıracak, değer katacak adamlar alacağız. Bunları bulduğumuzda kadrolarını ilan edeceğiz. Sıkıntı yok. Önümüzdeki birkaç ay içerisinde iletişim fakültesi açılacak. Battalgazi’de bulunan Ziraat Lisesi’ni üniversiteye dahil etmek için büyük bir çaba sarf ediyorum. Orası sebzecilik ve meyvecilik ağırlıklı bir okul olacak. Ziraat Fakültesi istemiyorum. Çünkü Türkiye’de Ziraat Fakültesi enflasyonu var. İş bulmada sıkıntı çekiyorlar. O zaman biz Malatya’da sebze ve meyve ağırlıklı bir yüksekokula ihtiyacımız var. Ülkenin ara insana ihtiyacı var. Yine en büyük yapacağımız şey orayı aldığımızda kayısı araştırma enstitüsü kuracağız. Aynen akademik bir fakülte gibi olacak. Kayısının değişik konularıyla ilgilenen bilim adamlarını burada tutacağız. Üzülerek söylüyorum geçtiğimiz sene Dünya Kayısı Kongresine yıllık 10-15 bin kayısı üreten Ermenistan ev sahipliği yapıyor. Niye İnönü Üniversitesi, Malatya ev sahipliği yapmasın, niye söz sahibi olan insanlar burada olmasın. Atatürkçülük de, yurt severlik de, Cumhuriyetçilik de, vatanseverlik de bunları yapmaktır” dedi.